Spiritczualic Enhancement Center-“Who Corrupted Our Wave, Back In 1969?”

Image result for Spiritczualic Enhancement Center

Spiritczualic Enhancement Center, 2017 Noel’inde Eski Kudüs’te terkedilmiş bir Osmanlı dönemi binasının arka odalarından birinde kuruldu. Grubun kurucuları Nicolas Sheikholeslami ve Omri Shmulewitz bu terkedilmiş binanın bir arka odasını geçici bir müzik bölgesi olarak tefriş ve teçhiz ettiler. İkili burada yaklaşık iki hafta boyunca gizli saklı müzik yaptı. Bu iki haftadan sonra grup, arka odasından çıkarak sürekli dönüşen bir kolektif düşünceye evrildi. Katılımcılarını bir mıknatısla çekip bünyesinde toplayan bir karavan gibi “ulus-dışı” müzisyenlerin ortak şekillendirdikleri bir müzikal platform niteliği kazandı.

Nicolas ve Omri’nin çekirdeğini oluşturduğu Spiritczualic Enhancement Center farklı vesilelerle canlı çalacağı ve kayıt yapacağı diğer müzisyenlerle buluştu; böylelikle hem grup, hem de etkileşimli bir proje olarak kendini ortaya koydu.

Grup ilk albümünü ise 2018 Aralık’ında yayımladı. “Who Corrupted Our Wave, Back In 1969?” ismini taşıyan albüm, Berlin’de Klunkerkranich adlı bir mekanda canlı olarak kaydedildi. Grubun kurucularından Nicolas Sheikholeslami grupta davul çalıyor; Omri Shmulewitz ise klavyeli enstrümanların ve synthesizerların başında; iki kurucuya ek olarak bas gitarda Etkin Çekin, gitarda Æladin, davul işlemlemede Camil Dumitrescu , kanun ve vurmalılarda Yael Lavie ve kendi kurguladığı elektronik ekipmanlarda Sasha Lee yer alıyor.

Grubun ayrıca 2019 yılı boyunca yayımlamak üzere takvimlendirdiği iki albüm daha var. İlki olan “Transporting Salt (Crash Symbols)”un 2019 yılının ilk çeyreğinde yayımlanması planlanıyor. Albüm, grubun Berlin, Hamburg, Prag ve Viyana’da verdiği konserlerin kayıtlarından oluşacak. “Me and My Students Have Reached Higher Levels (Akuphone)”ın ise 2019’un ikinci çeyreğinde yayımlanması bekleniyor. Bu albümün kayıtları da Hamburg’da Niedervolthudini Studiolarında canlı olarak yapıldı.

Grubun müzikal yolculuğunda birbirinden farklı müzisyenler katkı vermişler. Bu müzisyenlerin belki de tamamının özelliği, ulusal sınırlandırmaların dışında ortak insanlık ailesinin müzikal birikimine destek sunan kişiler olmaları… Grup Şimşek’ten tanıdığımız Derya Yıldırım gruba vokali ile katkıda bulunmuş. Mehmet Nar sazıyla Potsdam’dan ekibe katılmış. İran’lı müzisyen Faani vurmalılarda destek olmuş. Bas gitarda Viyana’da Clemens Miggitsch, Hamburg’da Carl J. Hoffmann (aynı zamanda synthe çalmış) ve ilk albümün kayıtlarında Etkin Çekin yer almış. Grupta diğer bas çalan müzisyenler ise Kudüs’ten Gilad Levin ve Bükreş’ten Ion Dumitrescu ve Prag’dan Vojta Kubec olmuş. Yonatan Levi ise kontrabasıyla gruba destek vermiş. Belgrad’dan Saso Puckovski elektronikleri ile katılırken bir dönem Türkiye’de de ikamet eden, hatta Açık Radyo’da “Yael’in Çantası” programında saha kayıtlarını sergileyen Yael Lavie de kanun ile gruba destek olmuş.

“Who Corrupted Our Wave, Back In 1969?” ismiyle de ilginç bir albüm… Albüm isminin meali kabaca “Kimdir bu dalgamızı bozanlar; ta 1969’lara mı Döndük?” … The Attic dergisinde albümle ilgili eleştiri yazan Gabriel Leașcu “Eğer Woodstock yabancı ve teknolojik olarak gelişmiş bir evrende yapılsaydı, muhtemelen bu albüm gibi bir tını yakalanırdı.” diyor ve ekliyor: “Öte yandan biz de böyle bir deneyimi yaşamaktan mahrum kalırdık. Ne mutlu ki albüm, bu yıl içerisinde Berlin’de 7 aydınlanmış müzisyen tarafından kaydedildi. Böylelikle yapıların, grooveların ve ritmin zamansız diyaloglarına biz de şahit olabildik.”. Leașcu, ayrıca grubun müziğini sizi nereye isterseniz götürecek bir post-hippi uzay gemisine de benzetiyor.

Woodstock’ı müzikal anlamda özgürlükçü bir metafor olarak kabul ettiğimizde Leascu’nun yorumlarına katılmamak elde değil. Öte yandan müzikal olarak grubun dayandığı müktesebatın yanında, sosyal bir vaka olarak önemli ama müzikal olarak vasat Woodstock’ın pek de esamisi okunmasa gerek… Can, Faust ve Kraftwerk’in ilk dönemleri gibi bir krautrock müzikal geleneği ile Embryo’nun seyyah grup örnekliği belli ki bu ekibin de müzikal kavrayışını etkilemiş.

Grubun kurulduğu binadan konserlerini verdikleri mekanlara kadar seçimler alabildiğine bilinçli bir şekilde elektro akustik potanın inşasını hedeflemiş. Hipnotik bir elektro akustik yapı ve analog synthe seslerinin arasında Yael Lavie’nin kanunu müziği grubun kurulduğu Kudüs’teki Osmanlı dönemi binasına rücu ettiriyor.

Albümün tek tek eserlerini incelersek:

We Even Missed It For Free: Elektronik efektler, atonalite ve kesik perküsyonların arasında kanun marifetiyle makamsal müziğin müdahaleleri eserin karakteristiğini oluşturuyor. Eser ilerledikçe, filtreden geçirilmiş gitar ve davul giderek ön plana çıkıyor. Kanun zaman zaman geleneksel tavrından çıkıp minimalizme meylediyor. Can etkileri bariz… Holger Czukay’ın elektronikleri ve Jaki Liebezeit’in davullarının mirasçıları gibiler…

He Didn’t Wait But Entered The Room Immediately, flanger efekti ve fırçayla davul icrasına dayalı bir yapı ile başlıyor. Kanun doğaçlaması ve elektronik efektler ile dolu bir çalışma… Makamsal hatta giden kanun, atonal yapı ile neşeli bir tezat oluşturuyor. Çalışma giderek hızlanan bir tempoda entropiyi sürüklenircesine bitiyor.

Albüme adını veren “Who Corrupted Our Wave, Back in 1969?”, içerisinde gitarın atonal bir solosunu da barındıran davulun derin reverb efektleri ile patlayan hallerine kanunun sükûnetle eşlik ettiği deneysel damarın korunduğu bir iş… Çalışmadaki Etkin Çekin’in çaldığı bass partisyonları da eser boyunca kendini takip ettiriyor.

You Are Looking Good, With The Light , perküsyon, davul, yansıtma efektleri ve kanunun filtreden geçtiği bir natürmort gibi…Saatin tiktakları gibi minimalist kanun ve sınırları zorlayan efektler, analog synthesizer, wah wah pedallı gitar ile endüstriyel seslerin ardı arkası gelmiyor.

Albüm, https://kin-ship.bandcamp.com/album/who-corrupted-our-wave-back-in-1969 sayfasından dinlenebiliyor ve elektronik ortamda indirilebiliyor. Albümün kaset olarak sınırlı sayıda basılan versiyonuna da aynı sayfadan ulaşmak mümkün.

Advertisements